Sosyal Medya Takibi

Sosyal Medya’nın günden güne büyümesi ile şirketiniz, markanız, ürününüz  hakkında neler konuşulduğunu merak etmiyor musunuz? Şirketiniz, markanız, ürün ve hizmetlerinin için neler yazılıyor, ne yorum yapılıyor diye takip edebilmek ve buna göre stratejilerinizi belirlemek çok zor değil. Sadece kendi markanızı değil, aynı şekilde rakiplerinizi veya istediğiniz herhangi bir markayı da takip edebilirsiniz.

İlk olarak sosyal medya’ya ne kadar hakimsiniz? Blog takip ediyor, twitter, friendfeed gibi servisleri kullanıyor musunuz? Çünkü bundan sonra yazacaklarım bu servislere birazda olsa aşına olmanız gerekmekte.

Şirket, marka, ürün veya sizin belirleyeceğiniz anahtar kelimeler oluşturun. Belirlediğiniz anahtar kelimeler ile çeşitli servisler üzerinde aramalar gerçekleştireceğiz.

Özellikle şirketler için tavsiyem haber sitelerini yakından etmeleri. Google Haberler ve Hürriyet Mind servislerini kullanabilirsiniz.

Friendfeed ve Twitter gibi servislerde belirlediğiniz anahtar kelimeleri rahatça arayabilir hakkınızda yazılanları ve bu yazılara gelen yorumlara ulaşabilirsiniz.

Bloglar için ise yine Google Blogsearch ve Technorati kullanmanızı tavsiye ederim.

Bu aramalar sonrasında RSS servisleri ile yazılan haberlerin ve yorum sahiplerini izlemeye alın. Yine RSS servisi sayesinde sektörünüz ile ilgili blogları da takip edebilirsiniz. Google Reader üzerinden istediğiniz blogun RSS adresini girerek takip edebilirsiniz.

Genelde pazarlama departmanını takibinde olan sosyal medyayı, satış, iş geliştirme, proje ve benzeri departmanlarında izlemesini tavsiye ederim. Basit ve hızlı şekilde Sosyal Medya Takibini anlatmaya çalıştım umarım işinize yarar…

Bu yazıyı paylaş!

THY yeni flörtünü ararken…

THY’ları yeni flörtünü seçmek için çok güzel oyunlar yapmış, genelde ajanlar markalar için böyle oyunlar yaratırken  artık markalar yeni ajansını seçmek için oyunlar oynuyor. THY’nın oyunu çözen ise böyle oyunlar yaratmayı seven Alemşah ve Ekibi (41-29)…

Tabi durum böyleken Alemşah’a bir şeyler beğendirmek zor! Haklıda…

E basit bir oyun fikirde benden olsun…

Siyah bir gökyüzünden dönerek yaklaşan dünya ve ülkeler arası ince ışık süzmeleri, THY’nın dünyada üzerinde hareket eden uçaklar. (THY’nın dünya üzerinde kaç ülkeye sefer yaptığını biliyor musunuz?) Bu hakeret eden uçaklar gerçek dünya saati ile görebileceğiz. Yani Türkiye’den Amerika’ya süzülen ışık gerçekten o saatlerde gökyüzünde THY’nın uçağı…

Oyuncular ilk olarak ülke, şehir veya sadece havalimanı seçiyor. Sonra ise kendilerini bir Uçuş Merkez Binasında buluyor. THY’nın sefer yaptığı bu limanlarında gerçekte o zaman diliminde sefer yapan uçaklar. Hadi bakalım bu havalimanını siz yönetin!!! Rötar yapan bir uçak, onun yerine gelmesi gereken başka bir uçak, sefer sayısının karışması başka ülkeye kalkmaya hazırlanan başka THY uçağı, pilotlar vs. bir sürü detay!

O sırada kalkan uçağa gerçekten yetişemeseniz yandınız! Aynı anda onlarca ülkeye hareket eden uçaklara yetişmenin bu kadar kolay olacağını mı sandınız!

Yetişebildiğiniz uçaklar size yıldız kazandıracak! Yıldızlar ise……. Nasıl olsa THY’da yıldız çok :)

Dediğim gibi oyunun en zevkli yeri ise o sırada gerçekten uçuş yapan uçak kalkışını sorunsuz gerçekleştirebilmeniz. Dikkar edin son anda bir uçak rötar yapabilir!

Bu yazıyı paylaş!

Tunç Kılınç Tarikat Kurarsa Saşırmam!

Geçen hafta Tunç Kılınç’ın 2.sini düzenlediği Fikir Atölyesi etkinliği için santralistanbul’da olan Tamirane’ye gittik. Tunç Kılınç süper bir adam ama ilginç olan sadece “hadi gelin takılalım, sohbet edelim ve eğlenelim” demesi ile yüzü aşkın kişiyi peşinden getirecek bir etkinlik yapması.

Eğer 2009 yılında yüz kişiden fazla insanı bir araya toplayabiliyorsa bundan 3 yıl sonra bu etkinlik bir festival havasında olabileceğine kesin gözü ile bakıyorum. “Hadi gelin bir festival yapalım, sadece internet ile içli dışlı insanlar olsun, konserler olsun ama workshoplarda olsun. İster proje ve fikir geliştirin, ister konser sırasında hoplayıp zıplayın” diyecek bu adam!

“Din” içerikli olarak algılamayın ama Tunç Kılınç kimse farkında olmadan bir tarikat kuruyor. İnternet ile içli dışlı olan insanları bir araya topluyor, güzel sinerjiler için imkan sunuyor ve eğlenceyi garantiliyor. 2009’da yüz kişinin üzerinde santralistanbul buluştular, 2012, bine yakın internet insanı İstanbul’un bir köşesinde kendi festivalini yapıyor…

Teşekkürler Tunç…

Bu yazıyı paylaş!

Johnny B. Goode

Chuck Berry’nin bir rock’n roll klasiği haline gelen parçası Johnny B. Goode. Öyle bir klasiktir ki bu parça gelin bakalım kimler çalmış, kimler coverlamış…

İlk olarak Chuck Berry’den dinleyelim…

Bu güzel parçayı birde Jimi Hendrix’ten dinlemeye ne dersiniz :-) Continue reading ‘Johnny B. Goode’

Bu yazıyı paylaş!

Kısa Notlar; Hata Yapmak

Herkesin hata yapabileceğine inanıyorsan, kendi yaptığımızı hataları kabullenmek, imkanı varsa telafi etmek, yok ise bir daha yapmamak üzere kulağa küpe etmek gerekiyor.

Not defterinizde, ajandanızda özel iki sayfanız olsun, bir sayfasına hatalarınızı bir sayfanıza başarılarınızı yazın. Ben inanıyorum ki daha önce “hatalarım” sayfasında gördüğünüz notları tekrar yapmayacaksınız.

En önemlisi ise bir başlarken hata yapmaktan korkmayın!

Bu yazıyı paylaş!

Kısa Notlar

Bu notları kısa süreliğine deneyin, sonuçları sizi mutlu ederse devam edersiniz, yok siz hayatı akışına bırakarak sürüklenmek istiyor ve bundan zevk alıyorsanız hiç denemeyin çok sıkılırsınız.

deneyin

Bugünün işini yarına bırakma. Unutma ki yarın çok daha fazla çalışman gerekecek. Bugün işlerini hallet, akşam kendine zaman ayır, yarın ise kısa sürecek.

Yanında devamlı taşıyabileceğin bir not defterin olsun, yapman gerekenler, aklına gelenle, ufak hatıralarla ile ilgili mutlaka kısa ve hatırlatıcı notlar al, sıkça geçmişte yazdıklarını Continue reading ‘Kısa Notlar’

Bu yazıyı paylaş!

Korsana hayır, internete evet

Müzisyenler, yorumcular, yapımcılar, sinemacılar gibi sanatının büyük bölümünde yer alan sanatçılar ve emek verenler internetti sadece “Korsan” olarak görüyorlar. Bir taraftan haklılar, müzik ve sinema DVD/CD’lerinin çoğaltılarak satılması sektörü oldukça kötü etkiliyor.

Çözümleri ise eserleri yasa dışı çoğaltılan mekanları basmaktan öte değil. Bunlardan dolayı interneti ve MP3’ü problem olarak görüyorlar. Dediğim gibi çözümleri ise kopyalamayan DVD/CD’ler ve kafalarına internet hukuku üretmekten de öteye gidemiyor. Onlarda zaten fasa fiso… Eğer durum gerçekten böyleyse interneti neden benimseyerek kullanılabilir hale getirmiyorlar?

Özellikle müzik sektöründen bahsediyorum, piyasada bir müzik albümü 10 TL ile 20 TL arasında, içerisinde ise 10 ile 15 eser arasında değişmekte. Bu bir parçanın kullanım ücretinin 1 TL ile 3 TL anlamına geliyor.

Sponsorların bulunabileceğinden hiç bahsetmiyorum bile. Bir albüm çalışması için bir çok markanın bu tür sponsorluklarla ilgili çok ciddi bütçeler ayırabileceğini düşünüyorum. Böylece albümlerde sınırlı sayıda özel baskı olur ve değer kazanır.

Aynı şey Sinema sektörü içinde geçerli, bir filmi internet üzerinde seyretmek çok mu zor? Filmin resmi sitesinde bunlar neden yapılmaz?

Bu yazıyı paylaş!

Hey Ben!

Tunç’un yazdıklarından sonra kendime diyorum ki!


Pink Floyd - Hey You!

hey BEN!,
dışarıda soğukta duran,
yalnızlaşan, yaşlanan,
beni hissedebiliyor musun?

hey BEN!,
koridorda ayakta duran,
kaşınan ayaklar ve kaybolan gülüşlerle,
beni hissedebiliyor musun?

hey BEN!,
ışığı gömmelerine izin verme,
savaşmadan pes etme.

hey BEN!,
orada kendi başına duran,
telefonun yanında çıplak oturan,
bana dokunur musun?

hey BEN!,
kulağı duvarda olan,
birinin seslenmesini bekleyen,
bana dokunur musun?

hey BEN!,
taşı taşımamda bana yardım eder misin?
kalbini aç, eve geliyorum.

bu sadece fanteziydi,
duvar çok yüksekti,
gördüğün gibi,
ne kadar çabalarsa çabalasın,
o özgür kalamadı,
ve solucanlar beynini yedi.

hey BEN!,
yolda ayakta duran,
hep sana söyleneni yapıyorsun,
bana yardım edebilir misin?

hey BEN!,
orada duvarın ötesinde olan,
holde şişeleri kıran,
bana yardım edebilir misin?

hey BEN!,
bana hiç umut olmadığını söyleme,
birlikte ayakta duruyoruz, ayrılırsak düşeriz.

Bu yazıyı paylaş!

İş sadece crm ile olmuyor…

Yaptığımız projeler biri için ALTIN sektöründe BAŞı çeken bir firma ile görüşmelere başladık. Fuarda tanıştığımız kişinin kartvizitinde Müşteri İlişkileri Yönetmeni yazıyordu. İş yoğunluklarından dolayı kendileri iki toplantı iptal etmek zorunda kaldı. Malesef iş hayatında zaman yönetimi iyi yapılamadığı için sıkça karşılaştığım bir durum. Neyse ki üçüncü toplantı sözümüz-benim biraz sert çıkmam sayesinde- gerçekleşti.

Sevgili Müşteri İlişkileri Yönetmeni bizlere CRM konusunda ne kadar hassas olduklarını, bireysel ve kurumsal müşterilerine yönelik projelerini, bu projeleri gelişen teknolojilerle bağdaştırdıkları anlattı. Yani anlayacağınız yaratıcı olmayan tamamiyle klasik bir toplantı oldu. Ama şu bir gerçek ki, Sevgili Müşteri İlişkileri Yönetmeninin heyacanı benide heyacanlandırmıştı.

Toplantı sonrası bana, iş ortaklığımız ile ilgili bir sözleşme örneği gönderdi. Şirket avukatlarımız ile kısaca değerlendirerek zaman kaybetmemek için Sevgili Müşteri İlişkileri Yönetmenine hemen imzalamızı ve başlangıç yapmamız konusunda;

Mail gönderdim, cevap gelmedi.

Telefon ile aradım, bağlayamadılar.

Tekrar mail gönderdim, yine cevam alamadım.

Tekrar telefon ile aradım, bağlayamadılar.

Demek olay sadece CRM, gelişen teknoloji, hava uçan projeler veya zamanı yönetmek değil. Evet  dayanamadım son bir mail daha gönderdim. Uğur Özmen‘nin web sitesi adresi ve bir kaç kitap adı, umarım takip eder ve birşeyler öğrenebilir.

Bu yazıyı paylaş!

Coldplay’in Son Albümü Ücretsiz!

Coldplay’in LeftRightLeftRightLeft” isim son albümünü hayranları için internet üzerinden ücretsiz dağıtıyor. Daha önce aynı uygulamayı, “Türkiye’de müzik sektörüne karşı boykot” amaçlı olarak Yakup Trana gerçekleştirmişti.

coldplayl

Tüm dünyada yapım şirketlerinin konu ile ilgili acil bir sistem geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle albümlerde sponsor kavramının yer alması, büyük markaların sanatçıların konserlerine değil, albüm yapımına destek vermeleri gerekmektedir.Ki benim ön görüm, 2010 yılında, doğru menajerler ve strateji ile albüm kayıt ve dağıtımın bu yol gerçekleştirilecek.

Sosyal Ağlarda boy gösteren sevgili Sertab Erener ve Demir Demirkan’ın da bu konuda öncüler arasında olacağını düşünüyorum/istiyorum.


Bu yazıyı paylaş!